” Tanrıyı güldürmek istiyorsan ona planlarından bahset”
Aslında bu film için yazılacak o kadar çok şey var ki… Gel gör ki ben ne kadar çok yazarsam o kadar büyüsü bozulacakmış gibi geliyor. O yüzden iki kelam edip huzurlarınızdan ayrıliciiğiim^^
Oldukça çarpıcı ve etkileyici bir film amores perros. Birbirlerinden habersiz ve tamamen farklı 3 yaşamın bir kaza ile değişmesi… Köpeklerle sahipleri ve hikayeler arasındaki paralellik… Köpeklerin hayatlarının sahipleriyle örtüşmesi…
Film, karakterlerin hikayelerinden dolayı 3 kısımdan oluşuyor.
Nam-ı diğer Meksikalı Behlül ve Bihter. Abisinin karısına yanık olan Octavio, Susana ile aşk -ı memnusunu rahat yaşamak için kaçmaya karar verir. Gerekli parayı da köpek dövüşlerinden kazanmayı akıl eder.
Susana pardon Bihter tam bir sürtüksün. İçimde kalmasın. Oh be rahatladım.
Octaviom,Meksikalı Behlülüm kuzu gibi köpeciği, biricik Cofi’yi ( ya da Cafi’yi ) tazmanya canavarı yaptın ya ne diyem ben sana. O sürtük için değer miydi ha değer miydi?! (Octavio’yu kimselere yar etmek istemeyen yazar.) 
” Güçlü olmak akıllı olmak demek değildir”
Mesleğinin zirvesinde bir top model olan Valeria, evli sevgilisi Daniel ile beraber yaşamaya karar verir. Bakalım kaza beraber yaşamalarına izin vericek mi dırırım dıım.
Bu ikisine hiç acımadım, ne çekerseniz size mustahak dedim. Oh olsun size heheyyt tepkileri eşliğinde izledim ne yalan söyliyeyim. 40ından sonra azanı teneşir paklar diye boşuna dememişler Daniel efendi. Hayden şimdi o çok istediğiniz aşkınızı rahat rahat yaşayın peh (menepoz teyze mode on).
Ayrıcada bu kadının neresi güzel allasen. Bir de Güney Amerika’nın gururu diyorlar tırt. Venezuela’nın güzellerinden haberiniz yok anlaşılan. Güney Amerika’nın güzellik bakımından gururu onlar taam mı . Ayrıca da Richie’de Valeria gibi uyuz ve salak.
Hayatını çöp toplayarak kazanan El Chivo filmdeki en gizemli karakter. Son bölüme kadar hakkında hiç bir şey bilmiyoruz. Sadece etrafında her zaman köpekler olan bir adam. Hakkında daha fazla şey yazmak istiyorum ama izlemeyenlere acıyor ve susuyorum
” Çünkü biz aslında kaybettiklerimiziz ”
Film boyunca köpeklerin rol çaldığını söyliyebilirim. Karakterlerin hayatının değişimi sadece kaza yüzünden olmuyor. Köpeklerinde bu değişimde etkileri var. Tek kelimeyle perfecto bir yapım.
Gael Garcia Bernal hakkında söylenecek çok şey var ama yorumlarımın çoğu ergen fan girl kıvamında olacağı için posta gölge düşürmesini istemiyorum
Bu arada filmde Tarık Mengüç ve Balık Ayhan’ın Meksika’da yaşayan kardeşlerini de izleme fırsatı bulacaksınız
( Bu da böyle yüzeysel bir paragraf oldu.)
İzleyin izlettirin. Görüşürüz millet^^








Yeni takıntım malumunuz; – tüm dünyanın takıntısı olduğu gibi- supernatural. Aslında supernatural ile tanışıklığımız daha eskilere dayanıyor ama o zamanlar şimdiki gibi büyük bir aşkla bağlanmamıştım Winchester gardaşlara ( Tanrım ne büyük bir hata yapmışım!!!). Akşamları TNT de denk geldikçe, daha doğrusu tvde izleyecek doğru dürüst bir şey yoksa izlerdim. Her ne kadar ayda yılda bir denk gelsem de Dean’in cazibesine azcık kapılmıştım ama gönlüm eskiden Gilmore Girls adlı dizide rol aldığı için Sam’den yanaydı. Sonra diziyi izledikçe Sam’in karı gibi mızmızlanmalarına maruz kalınca hay ben senin gibi kardeşe diye az söylenmedim. Gerçi ilerleyen sezonlarda yaptığı pislikler mız mızlanmalarını mumla aratır oldu orası ayrı. Ayda yılda bir supernatural izleyince mal Sam’in göze hoş gelmesi büyük bir suç sayılmaz ama di mi 







