Uzun zamandır yazılmayı bekleyen bir mim ile huzurlarınızdayım^^ Hazır sıkıntıdan pc karşısında zaman öldürüyorum bari gözlerimi yorduğuma değsin diye, bir kaç gündür varlığı ile beni rahatsız eden bu mimi cevaplamanın tam zamanıdır diye düşündüm. Yanlış anlaşılmasın lafım mime değil. Beni rahatsız eden mimlenip bir türlü görevimi yerine getirmemek. Cevaplamayınca pazar günü ödevini yapmamış ilkokul öğrencileri gibi hissediyorum. Bilmem sizde de böyle bir his var mı
Hissiyatımı sizlerle paylaştığıma göre kuralları açıklayabilirim.
1. Kural: Bizi bu ödüllere layık gören pek gıymetli blogçu arkideşlere teşkür etmeliyiz.
Gözümde espirik kraliçesi olan, beni Jeff Buckley ile tanıştırdığı için sevabın hasını kazanan çaylak çekik sever, ulu kok, Winpoşun
mutlak dostu Egzantrik Rapsodi ve GD manyaklığında açık ara birinci Nomu nomu yeppuda‘ya çok teşekkür ediyor ve ödülümü biricik aşkitom grand slamlerin kralı Fedon’un ezeli rakibi edebi dostu Rafacığımdan almanın sevincini yaşıyorum
Hayali bile güzel lan
Gerçi sadece Rafa’dan ödül almaz başka şeylere de alet ederdim ya neyse
Zorda olsa kendine gel Akira diyor ve 2. kurala ışınlanıyorum.
2. Kural: Kendimiz hakkında 7 maddelik saçmalamalar listesi oluşturucaz. Pardon Kendimizden bahsedicez.
Eveet kemerlerimizi bağladıysak yer yer abuk yer yer sıradan kişiliğim hakkında 7 tanecik özelliğe geçebiliriz.
Şu tipsiz var ya şu tipsiz ben bu yaratıktan feci tırsıyorum. O kıskaçları ile etimi tamamen koparacak, vücudumun uzuvlarını çekip alacakmış gibi geliyor. Onun yüzünden kaç kere geceleri ay ışığında denize giremedim, dolunayda kendimi Adana’nın sıcak sularına atamadım. Bütün suç bu dünyanın en tipsiz, en korkunç yaratığın. Mağdurum hakim bey. Geceleri sahilde türlü aktivitelerde bulunamadım. ( Aklınıza yaz aşkı ile yapılan aktiviteler gelmesin lütfen
) Kaç kere hava kararıyor diye denizden çıkmak zorunda kaldım bir ben bilirim bir de bu tipsiz. Bunun için gece demek avlanmak demek. Zavallı Akira’yı korkutmak demek. Sevmiyorum, tırsıyorum, mağdurum.
Haftasonu gelse de aha şu yukarıda ki pozisyonu alim diye içim gidiyor. Evden çıkmadan 1 aydan fazla yaşarım diye tahmin ediyorum. İnternet ve dizilerim olsun ha bir de atıştırmalıklarım. Benden messud bahtiyarı olmaz. Sürekli dışarı çıkıp pata pata gezen biri hiç olmadım. Ne bulurlar sokaklarda hiç anlamam. Yorgunluktan başka bişi değil bence. Bi dakka ya buna benzer lafları genelde asosyaller etmiyor mu yahu. Aman tanrım ben bir asosyalim
En nefret ettiğim bir özelliğime geçicek olursak, dizilerin sonunu getiremiyorum arkadaş. Araya zaman giriyor, canım başka şey izlemek istiyor ve benim hevesim kaçıyor. İleri sar tuşu diye bir şey de bilmem izlerken. İlla bir bölümü atlamadan izlicem ama dizinin sonu gelmii ne ediciğük
1-2 bölüm kalıyor finale ve ben diziden kopuyorum. Nassıl koyuyor anlatamam. Ama hevesim kaçtığı için bir türlü elim oynayın lan tuşuna gitmiyor. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu? Sanırım dengesizim
Kitap okumayı çok severim. Kütüphanelere kamp kurmak istiyorum o derece. Beni kütüphanenin evcil hayvanı olarak evlat edinseler hiiiç karşı çıkmam. Ama sürükleyici bir kitap okuyorsam illa o kitabı en kısa sürede bitirip muradıma ermem lazım. Yoksa aklım kitapta kalıyor acaba ne olucak, of bir an önce okumalıyım, en heyecanlı yeriydi vs. diye diye kendimi yiyorum. Haliyle de başka bir işe konsantre olmak yalan oluyor.
Acayip utangacım. Öyle böyle değil. Yeni biriyle tanışacağım zaman acayip geriliyorum. Ama gerginliğimi üstümden atıp azcıkta kaynaşmayı başarmışsam tutmayın beni
Sırf utangaçlığım yüzünden etraf beni nemrut, suratsız, soğuk karının teki sanıyor. Herkesle şıp diye kaynaşanlara hayranım ya. Birisi ile 10 dakika da nasıl o kadar kaynaşabiliyorlar her zaman merak etmişimdir. Milletin 10 dakikada kat ettiği yolu ben 2 haftada kat ediyorum
Sosyalleşme özürlüyüm.
Küçükkene f1 pilotu olmak istiyordum. Hayran hayran aha şu yukarıdaki zımbırtıyı kullanan pilotları izliyordum. Bende bunu sürücem ben de vııın vıın diye ortalığı inleticem diyordum kendi kendime. 4-5 yaşındayken anaa ne hızlı sürüyorlar negzel diye izliyordum ağzım 2 metre açık. Yıl 2011 oldu, 100ü geçince hızını 50ye düşür, çabuk yavaşla diyen bir anneye sahibim. Altımdaki arabanın bile hakkını veremezken F1 pilotu olma hayalim çok manidar.
Fransa Açık tenis turnuvasını kanlı canlı izlemek istiyorum. 2 hafta boyunca hem tenis seyrine doymak istiyorum. Hele hele Nadal’ın maçını vıp’nın arkasından izledim mi allah tutmayın beni
Birde finalde Nadal’ın 4 silahşörler kupasını (yoksa 3 silahşörler miydi la) kaldırdığını gördüm mü mutluluktan sersem olmuşum demektir. Fransa olmazsa Wimbledon olur. Yeter ki Nadal’ı izliyeyim, şampiyon olduğu an kortta bulunayım ve Nadal’ın üstüne atlayayım yeter
Gerçi ben vıp tribünlerine ulaşmadan kapı dışarı edilirim orası ayrı amma velakin hayali bile güzel. Her şey tenis aşkından kaynaklanıyor Nadal ile alakası yok
Valla bak
Sıra geldi mimi şanslı kullara yollamaya ama ben öyle bir iş yapmıcam. Mimin gitmediği adam kalmadı. Hatta aynı kişiler birden fazla mimlendiler. Eee o yüzden bence gerek yok. İşte ben buyum. Biraz (!) tembel, çokça Nadal aşığı. Karşınızda Akira
Jaa ne millet ^^







