” Bizim aşkımız rüzgar gibi. Göremiyorum ama hissedebiliyorum”
Yıllar önce lay lay lom, çerezlik bir film ararken bu filmin afişi karşıma çıkmıştı ve izlemek için pek hevesli olmamıştım. Geçen hafta nereden estiyse indirip izleyeyim, imdbde de 7.1 güzel bir şey olmalı düşünceleri eşliğinde hayden download torrent kardeş dedim. Nicholas Sparks’ın kitabından uyarlama olduğunu bilseydim kendimi romantik komedi moduna sokmazdım! Kafa dağıtmak için karşısına oturduğum pcden, boğazımda koca bir yumruyla kalktım. Alçak Nicholas!
21. yy’da ki çoğu genç kızı gerçek aşka inandıran bir insan evladıdır Nicholas Sparks… Bir çok kişinin arşivinde yer alan notebook adlı film Nicholas’ın eserinden uyarlanmıştır ve neden böyle aşlar hep filmlerde var yaaa diyerek kendimizi bunalımın kollarına atmamızı sağlamıştır. Konusunu kısa kesicem çünkü spoiler vermeyi pek istemiyorum.
Kasabanın serserilerinden Landon bir kazaya karışır ve okul yönetimi tarafından cezalandırılır. Cezasına ilkbaharda sergilenecek tiyatro oyununda görev alması da dahildir. Zaman geçtikçe anaokulundan beri aynı sınıfta olduğu Jamie adlı kızın düşündüğü gibi biri olmadığını anlamıştır. Landon,Jamie’nin hayatına dahil oldukça Landon için hiçbir şey asla eskisi gibi olmaz. Bir insanın, hiç ummadığı hatta umursamadığı bir kişi tarafından nasıl değişebileceğini gösteren bir yapım a walk to remember.
Bu filmde de sevdiceği için kendini paralayan, kızın hayatı boyunca yapmak istediği şeyleri gerçekleştirmeye çalışan bir ademoğlu var. Yazar efendi erkek kahramanlarına işkence etmeyi seviyor bence. Diğer eserleri hakkında bir fikrim yok ama 2 kitabından uyarlanan 2 filmde de aynı durum geçerliyse şüphelenmekte haklıyım arkadaş
Shane West ile ER’den tanışıklığımız vardı. Orada çömez doktor adayı olarak dikkatimi çekmişti. Yıllar sonra tekrar onunla karşılaşmak güzeldi ( Shane benim eski kankam olur da
). Gerçi ER zamanında da gözüme bir yakışıklı bir itici gözükürdü halen öyle! Bir sahnede, aslında yakışıklı çocuk la kendine has bir çekiciliği var diyorum, 30 saniye geçmeden kendimi; yok be bildiğin itici diye düşünürken buluyorum. Karar vermemde yardımcı olursanız seviniciiğiim
Filmi izlerken yer yer a millionaire’s first love’yi izliyormuş gibi hissettim. Asi- serseri velet, tiyatro cezası ve kimsenin hakkında ne düşündüğünü umursamayan sessiz- sakin bir kız. İzlediğinizde ne demek istediğimi daha iyi anlıyacaksınız
. Soundtrack gerçekten çok iyiydi. İndirip dinlenilesi. Sayesinde Switchfoot adlı grupla da tanışmış oldum. Madem ostyi ne kadar sevdiğimden bahsediyorum, o zaman you adlı parçayı size dinletmezsem olmaz. Dinleyin ulan
( okurlarını zorlayan diktatör yazar).
Son olarak, neden benimde bir yıldızım yok ya

