Waiting For Forever – Bekle Bekle Nereye Kadar Hacı Ya :P

Başlığın iğrençliğini mazur görün lütfen :D . Amaa ben bu filmi çok sevdim yaağğğ ( olabildiğince tikicik şivesi ile. Hoş, benim gibi bir insan profili nasıl tikicik olabilir orası tartışılır :P )

Yukarıda ki girişten anlaşıldığı üzere ben bu filmi çok ama çok sevdim, öyle böyle değil bayıldım, bulutlara çıktım yüzümde kocaman bir sırıtışla dünyaya geri döndüm o kadar sevdim yani :D Bu akide şekeri kıvamındaki filmi cümle alemle paylaştığı için Sermin çinguma çok teşekkür ediyorum^^.

Waitin For Forever:   Doğru olan şey önemsizdir. Asıl, doğru olmasını istediğin şey önemlidir”

Elemanımız  Will otostopla çocukluk aşkının yanına, küçüklüğünün geçtiği kasabaya gidiyor. Gördüğümüz ilk dakikadan itibaren mavi pijamalı, mas mavi gözlü, siyah şapkalı velete vuruluyoruz. Sizi bilmem ama ben vuruldum yani onu biliyorum :D O okyanus mavisi gözlerde kaybolma isteği uyandıran gözler, ah o gözler… Öhööm öhööm ne diyorduk :D He Willciğim sevdiceğine; Emma yıllardır atardamarım oldun, seni seviyorum demek için yollara düşer.

 ” Kalbime giden her bir damla kanda onu hissediyorum”

 Jonklör olan Will yıllarca Emma nereye giderse oraya gitmiş. Şimdi de babası hasta olan Emma yıllar sonra baba ocağına geri dönünce doğal olarak Will’in rotası da orası olmuş. Emma’yı senelerdir takip eden Will, asla kendini Emma’ya göstermemiş. Takip ediyor falan diyince Willciğimi sakın sayko bir karakter olarak algılamayın ha :D O kendine bambaşka bir dünya kuran, her şeyin farkında olup kendi garip, masum dünyasında yaşamayı tercih eden biri. Emma’yı neden takip ettiğini  daha doğrusu, Emma’nın gittiği yerlere neden gittiğini  açıklayan şu cümlelerinden ne kadar sevilesi bir insan olduğunu anlıyorsunuz zaten :D  

” Bir gün düşünüyorum… Kalktığımda, çok uzaklarda olduğum için seni göremiyeceğimi bildiğim. Tamam mı? Görmüyorum seni. Ve şimdi… Şimdi bir gün düşünüyorum, kalktığımda seni belki görebileceğimi düşündüğüm. Belki. Bir ihtimal. Bu iki günün içinde istediğim bu. Seçtiğim bu. Hem senden uzağa attığım her adım nasıl yanlış yöne attığım bir adım olmasın ki?”

Bu cümleler bana oyy ne şeker şeysin sen tepkisi yaratırken haliyle Emma kızımızı hiç mi hiç memnun etmedi. Willciğime bir sapık, röntgenci demediği kalmadı yani. Bir de işin içine kızımızın ampül kafalı kel sevgilisi girip, Willciğime büyük bir iftira atıp, polislerle başını belaya sokunca işler iyice karışıyor.  ” Kötü aşk mektupları aşk için yalvarır, iyi aşk mektupları ise karşılığında bir şey beklemez”

Film boyunca Will bende enee beslenir ki bu duygusu yarattı :D . Bu filmden sonra Tom Sturridge’ın yapımlarını takip etme kararı aldım. Güzel soundtrack, başarılı oyunculuklar ve harika gözlere sahip bir yağışuklu izlemek isteyenler durmasın diyorum :D