Dinle Dinle Bıkmadan Dinle^^

Şu sıralar mp3ümün vazgeçilmezi bir kaç şarkı var. Bıkmadan dinliyorum, uzun bir sürede bıkacak gibi de gözükmüyorum. Her şeyi zaman  gösterecek bakalım :D.

Ben sadece 3 şarkı paylaşıcam. Üşeniyorum ne edem 😀 Bu 3 şarkı beni bildiğin başka diyarlara götürüyor. Tesadüfe bakın ki 3 şarkıda süper sesli, saç konusunda şekil değiştiren adlı yaratıkla yarışan, Hong Ki’nin grubu Ft Island’dan. Sözü daha fazla uzatmıyor ve sizi Hong Ki’nin büyülü sesi ile baş başa bırakıyorum^^ Adam bildiğin hipnotize ediyor kahretsin 😀

 

İlk şarkı bir cover. Hong Kiciğim kendinden geçercesine, ”şimdilik” güzel olan saçlarını savururken beni eriyip bitirmeyi, kahretmeyi başarıyor. Amerika’da ki şanslı azınlık bu muhteşem canlı performansı izleme imkanı bulmuş. Laan Hong Ki bizimde üniversitelerimiz var biz de üniversite, Nişantaşı çocuuyuz bize de gel lan 😀

Gelelim 2. pörfecto şarkımıza. Ft Island’ın yeni remake albümünden. Daha ilk dinleyişte etkisine alan ve bir kaç adım öne çıkan bir parça. Ahh adamlar güzel söylüyor kahretsin 😀 Albüm hakkında güzel bir yazı okumak için sizi Masal Evi’nin o güzel yazısına alalım. Onun yazıları sayesinde feci bir primadonna olma yolunda ilerliyorum 😀 Çalışmalara devam Masalcım^^

Son şarkıda özel bir albüm için yapılmış bir parça. Yanılmıyorsam.  Yanılıyor da olabilirim tam hatırlamıyorum. Şarkı güzelse gerisi teferruattır 😀 Tesadüf eseri keşfettiğim bu şarkı youtube adlı tanrıya binlerce kez dua etmemi sağladı.

Ft ısland ve Hong Ki sizi seviyorum^^

Armani’nin Hatunlara Büyük Hizmeti^^

Şu an bir ilke imza atmanın haklı sevincini yaşıyorum dostlar. Hayatımda ilk defa moda hakkında bir görüş bildiricem hazır olun 😀 Hemde öyle eften püften bir markadan bahsetmicem. Koskoca İtalya devi, dünya modasına yön vermiş Giorgio Armani emminin markası hakkında olucak bu yazı.

Bildiğiniz gibi Rafael Nadal hastasıyım, fanatiğiyim, manyağıyım vs. Nadal ve benimle ilgili bir sürü yakıştırma, benzetme yapılabilir. Nadal’ın maçlarını kaçırmamaya özen gösteririm, pc başında onun için 24 saat harcarım falan fişmekan. Onunla ilgili haberleri yakinen takip ederim anlıyacağınız. Eee hani bu bir moda, marka, tasarım yazısı olucaktı ne alaka Nadal aşkın bize ne be derseniz size sadece şunu söylerim: Armani jeans ve donları 😀

Dünya daha fazla Nadalımın cazibesine ve o meşhur poponun güzelliğine dayanamamış olacak ki 2011 yılının ilk aylarında Rafa’nın  Megan Fox ile beraber Armani pantıllarının ve donlarının yüzü olacağı duyurulmuştu. Herkes gibi dört bir yanımı bir heyecan dalgası kaplamıştı ve 4 değil 44 gözle reklamların yayınlanmasını bekler olmuştum. Bahara doğruda beni kendimden geçiren fötölar nete düşmüştü. Nadal’ın ”üstündeki” pantolonlara bayıldığımı söylememe gerek yok herhalde 😀 Önce reklam fotoğrafları derken ilk reklam filmi ile de karşımıza çıkmıştı Armani ekibi. Baktılar bu abazan hatunlara bir film yetmez haydi Rafa geç kameranın karşısına bir daha demiş olacaklar ki bir kaç hafta önce Nadal’lı 2. reklam yayınlandı 😀

Kesinlikle 1. reklamın aksine daha hareketli olmuş diyebilirim. Adam hem koşuyor hem striptiz yapıyor daha ne olsun 😀 Öhööm öhööm işte saolsun Armani camiası biz hatunlara büyük hizmetlerde bulunuyorlar.  Bizimde bu hizmetleri geri çevirmememiz olmaz değil mi ama 😀 İzlemek izlettirmek en büyük amacımız olmalı 😛

Tanıtılan ürünlerle ne kadar alakam olduğu, ne kadar takip ettiğimi anlamışsınızdır 😀 Moda benim herşeyim 😛 diyor ve reklamı paylaşıyorum^^ 2011- 2012 hiç bitmesin Rafa hep reklamlarda oynayıp don tanıtsın 😀

Bol Yorgunluk Az Film = Okul Ve Animeler

Biliyorum biliyorum uzun zamandır kendi aranızda konuşuyor, fısıldaşıyorsunuz (Ben öyle farz ediyorum taam mı 😀 burası benim çöplüğüm ve istediğim gibi öterim :D). Akira nerede kaldı yeni yazısı kaç gündür yok ne tembel kız vs. diye ama malum biricik işkencem başladı ve onun yüzünden hiç bir şey yapasım- izleyesim yok :/

Bütün bir hafta böyleyim:/

Bunda her gün okul denen işkence yuvasına gitmek ve biricik yuvama kavuşmak için 4.30-5 saatimi yollarda geçirmemin, daha doğrusu sürünmemin etkisi olabilir. Olabiliri fazla dediğinizi duyar gibiyim 😀 Bu kadar otbüs ve metrobüs yolculuğundan sonra normal kalmak Arda Turan’ın Barcelona’ya gol atması kadar imkansız oluyor haliyle. Buralara uğramayışım bu sebeptendir a dostlar. Derslerden, projelerden, raporlardan arta kalan nadir zamanlarda da bir şeyle izleyip gözümü gönlümü bayram ettirmeye çalışıyorum. Her şey siz Akira’nın Güneşi okuyucuları için 😀 Yoksa yağuşıklı anime karakterleri benim aklıma bile gelmiyor valla bak 😛 İşte bu postta arta kalan nadir zamanlarda neler izlediğimden bahsediciiğim kısaca.

Şu sıralar 2 anime izliyorum. Biri shoujo diğeri shounen ai. Zıt kutuplar birbirini çeker diye boşuna dememişler 😀 Kısaca bahsetmeden bırakmam 😀

Sekaiichi Hatsukoi:  

Aylar önce Kimbap sayesinde keşfettiğim bir anime. Saolsun, shounen ai seven biri olarak büyük hizmetlerde bulunuyor 😀 Tee nisan ayında bahsettiği animeye ben yeni başlama lütfunu gösterdim. 2. sezonu da başlamıştı bekleme derdim de olmıyacağı için artık başlamanın zamanıdır diye düşündüm.

Konusu için Kimbap’ın şu yazısına buyrun lütfen. Eğlenceli, romantik bir anime arayanlar kaçırmasın bence. Şu an 6. bölümdeyim zaten ilk sezon 13 bölümden oluşuyor. Hem güzel hem de abartı bölüm sayısı yok hem de daş gibi herifler var daha ne olsun 😀

Takano kalp kalp kalp 😀

6. bölüme kadar izlemiş biri olarak söyleyebilirim ki Takano’ya bayılıyorum! :D. Ekran karşısında gözlüğünü takmasını iple çeker oldum. Gözlük bir insana bu kadar mı yakışır ( Takano benim için anime karakterliğinden çıktı ete kemiğe büründü. O kadar çok seviyorum yani). Bakalım Takano, Onodera’ya 10 yıl sonra tekrar ” seni seviyorum” dedirtebilecek mi? Merakla bekliyorum. Onodera efendi Takano’nun cazibesine ne kadar dayanabilecek keh keh keh 😀

Uta No Prince Sama Maji Love 

Yada diğer adıyla uta no prince sama. Gelelim 2. animemize… Tesadüfen karşıma çıktı bu yapım ama ilk bölümden itibaren kan revan içinde kaldım 😀 Birbirinden yakışıklı 6 tane anime karakterini düşünün ve bu mükemmel varlıklar aynı yapımda toplanmış olsun. Kyaaaaaa diye çığırmayan insan değildir yani 😀 Bu animede ise 7. bölümdeyim, fansub grubuyla paralel gidiyorum.

Konusuna gelecek olursak;  Haruka hayranı olduğu Hayato adlı bir şarkıcıya, şarkı besteleme hayalini gerçekleştirmek için ülkenin en iyi yetenek okullarından birine gitmeye karar verir ve sınavı kazanır. Yalnız okul hayatı sınavı kazandığı kadar kolay olmayacaktır çünkü bütün okul yetenekli bestekar ve şarkıcı adayları ile doludur. Hayalini gerçekleştirebilmesi için ışıltılı ajansa katılması gerekmektedir ama bu iş sandığından zor olacaktır. Üstelik okulda flört yasağı vardır ve birbirinden yakışıklı öğrenciler Haruka ile takılmaktadır.

Her bölümde bir karakterimizi daha yakından tanıma fırsatı buluyoruz. Neden şarkıcı olmak, beste yapmak istiyorlar öğreniyoruz. Bütün karakterler birbirinden ilginç. Her bölümde besteledikleri şarkıyı da dinleme fırsatımız oluyor. Anlıyacağınız hem göze hem gönüle hem de kulağa hitap ediyor 😀

Bayanlar için tasarlanan bir oyun olarak karşımıza çıkan uta no prince sama, şimdi shoujo severler için animeye uyarlanmış. Çokta iyi etmişler 😀 Caponları seviyorum 😀

 Bu soğuk havalarda içimizi ısıtacak bir kaç şey izlemekten başka daha güzel ne olabilir millet 😀 Şimdiden herkese iyi seyirler jaa ne^^