Çok Yönlü Blogger Ödülleri -imiş

Uzun zamandır yazılmayı bekleyen bir mim ile huzurlarınızdayım^^  Hazır sıkıntıdan pc karşısında zaman öldürüyorum bari gözlerimi yorduğuma değsin diye, bir kaç gündür varlığı ile beni rahatsız eden bu mimi cevaplamanın tam zamanıdır diye düşündüm. Yanlış anlaşılmasın lafım mime değil. Beni rahatsız eden mimlenip bir türlü görevimi yerine getirmemek. Cevaplamayınca pazar günü ödevini yapmamış ilkokul öğrencileri gibi hissediyorum. Bilmem sizde de böyle bir his var mı 😀 Hissiyatımı sizlerle paylaştığıma göre kuralları açıklayabilirim.

1. Kural: Bizi bu ödüllere layık gören pek gıymetli blogçu arkideşlere teşkür etmeliyiz.

Gözümde espirik kraliçesi olan, beni Jeff Buckley ile tanıştırdığı için sevabın hasını kazanan   çaylak çekik sever, ulu kok, Winpoşun 😛 mutlak dostu Egzantrik Rapsodi ve GD manyaklığında açık ara birinci Nomu nomu yeppuda‘ya çok teşekkür ediyor ve ödülümü biricik aşkitom grand slamlerin kralı Fedon’un ezeli rakibi edebi dostu Rafacığımdan almanın sevincini yaşıyorum 😀 Hayali bile güzel lan 😀 Gerçi sadece Rafa’dan ödül almaz başka şeylere de alet ederdim ya neyse 😛 Zorda olsa kendine gel Akira diyor ve 2. kurala ışınlanıyorum.

2. Kural: Kendimiz hakkında 7 maddelik saçmalamalar listesi oluşturucaz. Pardon Kendimizden bahsedicez.

Eveet kemerlerimizi bağladıysak yer yer abuk yer yer sıradan kişiliğim hakkında 7 tanecik özelliğe geçebiliriz.

Şu tipsiz var ya şu tipsiz ben bu yaratıktan feci tırsıyorum. O kıskaçları ile etimi tamamen koparacak, vücudumun uzuvlarını çekip alacakmış gibi geliyor. Onun yüzünden kaç kere  geceleri ay ışığında denize giremedim, dolunayda kendimi Adana’nın sıcak sularına atamadım. Bütün suç bu dünyanın en tipsiz, en korkunç yaratığın. Mağdurum hakim bey. Geceleri sahilde türlü aktivitelerde bulunamadım. ( Aklınıza yaz aşkı ile yapılan aktiviteler gelmesin lütfen 😛 ) Kaç kere hava kararıyor diye denizden çıkmak zorunda kaldım bir ben bilirim bir de bu tipsiz. Bunun için gece demek avlanmak demek. Zavallı Akira’yı korkutmak demek. Sevmiyorum, tırsıyorum, mağdurum.

 Haftasonu gelse de aha şu yukarıda ki pozisyonu alim diye içim gidiyor. Evden çıkmadan 1 aydan fazla yaşarım diye tahmin ediyorum. İnternet ve dizilerim olsun ha bir de atıştırmalıklarım. Benden messud bahtiyarı olmaz. Sürekli dışarı çıkıp pata pata gezen biri hiç olmadım. Ne bulurlar sokaklarda hiç anlamam. Yorgunluktan başka bişi değil bence. Bi dakka ya buna benzer lafları genelde asosyaller etmiyor mu yahu. Aman tanrım ben bir asosyalim 😛

En nefret ettiğim bir özelliğime geçicek olursak, dizilerin sonunu getiremiyorum arkadaş. Araya zaman giriyor, canım başka şey izlemek istiyor ve benim hevesim kaçıyor. İleri sar tuşu diye bir şey de bilmem izlerken. İlla bir bölümü atlamadan izlicem ama dizinin sonu gelmii ne ediciğük 😀 1-2 bölüm kalıyor finale ve ben diziden kopuyorum. Nassıl koyuyor anlatamam. Ama hevesim kaçtığı için bir türlü elim oynayın lan tuşuna gitmiyor. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu? Sanırım dengesizim 😀

Kitap okumayı çok severim. Kütüphanelere kamp kurmak istiyorum o derece. Beni kütüphanenin evcil hayvanı olarak evlat edinseler hiiiç karşı çıkmam. Ama sürükleyici bir kitap okuyorsam illa o kitabı en kısa sürede bitirip muradıma ermem lazım. Yoksa aklım kitapta kalıyor acaba ne olucak, of bir an önce okumalıyım, en heyecanlı yeriydi vs. diye diye kendimi yiyorum. Haliyle de başka bir işe konsantre olmak yalan oluyor.

 Acayip utangacım. Öyle böyle değil. Yeni biriyle tanışacağım zaman acayip geriliyorum. Ama gerginliğimi üstümden atıp azcıkta kaynaşmayı başarmışsam tutmayın beni 😀 Sırf utangaçlığım yüzünden etraf beni nemrut, suratsız, soğuk karının teki sanıyor. Herkesle şıp diye kaynaşanlara hayranım ya. Birisi ile 10 dakika da nasıl o kadar kaynaşabiliyorlar her zaman merak etmişimdir.  Milletin 10 dakikada kat ettiği yolu ben 2 haftada kat ediyorum 😀 Sosyalleşme özürlüyüm.

Küçükkene f1 pilotu olmak istiyordum. Hayran hayran aha şu yukarıdaki zımbırtıyı kullanan pilotları izliyordum. Bende bunu sürücem ben de vııın vıın diye ortalığı inleticem diyordum kendi kendime. 4-5 yaşındayken anaa ne hızlı sürüyorlar negzel diye izliyordum ağzım 2 metre açık. Yıl 2011 oldu, 100ü geçince hızını 50ye düşür, çabuk yavaşla diyen bir anneye sahibim. Altımdaki arabanın bile hakkını veremezken F1 pilotu olma hayalim çok manidar.

 Fransa Açık tenis turnuvasını kanlı canlı izlemek istiyorum. 2 hafta boyunca hem tenis seyrine doymak istiyorum. Hele hele Nadal’ın maçını vıp’nın arkasından izledim mi allah tutmayın beni 😀 Birde finalde Nadal’ın 4 silahşörler kupasını (yoksa 3 silahşörler miydi la) kaldırdığını gördüm mü mutluluktan sersem olmuşum demektir. Fransa olmazsa Wimbledon olur. Yeter ki Nadal’ı izliyeyim, şampiyon olduğu an kortta bulunayım ve Nadal’ın üstüne atlayayım yeter 😀 Gerçi ben vıp tribünlerine ulaşmadan kapı dışarı edilirim orası ayrı amma velakin hayali bile güzel. Her şey tenis aşkından kaynaklanıyor Nadal ile alakası yok 😀 Valla bak 😛

Sıra geldi mimi şanslı kullara yollamaya ama ben öyle bir iş yapmıcam. Mimin gitmediği adam kalmadı. Hatta aynı kişiler birden fazla mimlendiler. Eee o yüzden bence gerek yok. İşte ben buyum. Biraz (!) tembel, çokça Nadal aşığı. Karşınızda Akira 😀 Jaa ne millet ^^

Reklamlar

8 thoughts on “Çok Yönlü Blogger Ödülleri -imiş

  1. Herkescikler mimlendi gerçekten 😀 Sana isim kalmadı 😛

    Sen korkmana rağmen denize girebiliyormuşsun ben onu da yapamıyorum, yosundan bile tırsıyorum! Denizin dibinde yaşamama rağmen yüzme öğrenemedim sırf bu yüzden! 😀 Bir dahaki yaz bir cesaret deneyeceğim inşallah =)

    Kitap sevmeyen bloggerımız yok ne güzel:) Ben de heyecanlı bir kitap okuyorsam gerekirse gece yarısı telefon ışığında bile bitirmeliyim o kitabı! 😀

    Bir ortak nokta: Ben de utangacım:) Hemen samimi olamam, kaynaşamam. Girişken kişileri hep kıskanmışımdır bu yüzden:))

    Ellerine sağlık, hakkında bir sürü şey öğrendik 😛

    • Yosundan ben feci huylanıyorum. Hele denize çıp çıp yüzmeye ful konsantre olmuşken ayağına değiyor ya aman tanrım ıyyk yani. Ama yengeç kadar nefretim yok yosuna karşı. Yengeç bambaşka bişi 😀 Yüzme bilmeyen akdenizli mi olurmuş piii sana 😀 Çabuk koş denize 😛

      Bende az telefon ışığında kitap okumadım. Hele hele Harry Potter serisini okucam diye şaşı olucaktım be 😀

      Bende kıskanıyorum onları. Sırları ne söylesinler bi zahmet 😀

      Artık bu kadar gizemli 😛 hatun olmamalıyım dedim ve kendimi ifşa ettim 😛

  2. yengeçleri seven beni bile korkuttun bu nedir yahu 😀 😀 ama sen de haklısın ne diyeyim 😀 çok güzel bir mim olmuş, seni daha yakından tanımak güzeldi 😀 Nadal’ı umarım bir gün canlı izlersin 😀

    • Korkun onlardan korkun 😀 Çok sinsi yaratıklar 😛 Akira’yı birazcık daha sevebildiyseniz ne mutlu 😀 Nadal konusunda da kocaman bir inşallah demekten başka çarem yok^^

  3. Ne demek efendim iyiki mimlemişim akiranında nasıl bir kişilik olduğunu az çok anlamış olduk :))

    Bende kitapları film gibi görürüm yönetmeninin ben olduğunu düşünürüm ve hızlıca okurum.Ama kitapları hemen okuyup dizilerin sonunu getirememen şaşırttı beni.Gerçi heycanlandırmayan bi dizinin sonunu merak etmemende gayet doğal tabi. 🙂

    F1le bende bi ara ilgileniyordum..İspanyol ateşi Fernando Alonso’nun renaultda olduğu zamanlardı.Ellerine sağlık ^^

    • Mim için tekrar arigato Yeppuciğim 😀

      Ya dizilerin sonunu getiremem de sadece merak faktörü yok bir de uyuz bir kardeş faktörü var. Çoğu diziyi bana fark atıp benden önce bitiriyor sonra da o kadar anlatma istemiyorum çığlıklarıma aldırmayarak sırıta sırıta sonunu söylüyor. Sonra da izle izleyebilirsen :/ Uyuz velet ne olcak 😦

      F1 merakımın tavan yaptığı zamanlar Kimi Raikkonen rüzgarı esiyordu. Ahh Kimi vah Kimi^^

  4. ahaha mimin sonu tam da beklediğim gibi bitti, gerçekten de kimse kalmadı artık gönderecek yau 🙂

    yengeç korkunu öyle güzel anlatmışsın ki ben de korkuyorum artık hayırlı olsun, oysa denizde bi yerimi bi yengecin ısırabileceği fikri hiç aklıma gelmemişti bugüne kadar.. kapruz kabuğunu soktun aklıma 🙂 bu arada seni gerçekten soğuk mu sanıyor görenler?? bu bizim için hiç geçerli değil, sanırım biz blog camiasında çabuk kaynaşabilenlerden olduk, birbirimizi görür görmez koyu sohbetlere koyulabiliyoruz artık, öyle utangaçlık falan kalmıyor ne güzel 🙂 ahh ah nadal’ın şampiyon olduğu gün üzerine atlaman için bol bol dua ediciğim kardeşim, aynı şeyi ben de honggi için diliyorum, bi konserine gideyim, en önden izleyeyim, konserin sonunda da üzerine atlayayım hevesimi alayım 🙂 ay cılız çocuk ezilcek birazcık ama napalım fangörl olmak zor iş azizim :))

    • Hayır yani niye beni de düşünmüyorsunuz da 10 kişiyi birden mimliyorsunuz kiiiii 😀 Ben boynu bükük kaldım 😛

      Yehhu yanıma yoldaş buldum 😛 Kork pridaşım kork 😀

      Maalesef ki ilk izlenimim çok soğuk, çok sert biri olduğu yönünde. Buna benzer lafları bir kişiden duysam neyse bir çok kişi aynı şeyleri söyleyince. Oha nasıl yani ya ben nasıl bir insanım, o kadar sert mi bakıyorum etrafa diye düşünmeden edememiştim 😀 Bu kadar çabuk kaynaşmamızın nedeni bence uzun süre nette konuşmamız kaynaşmamızdı. Gerçi sen hiç ortalarda yoktun ama senin şirinliğin konuşkanlığın sayesinde hemen sana yanaşabildim 😀

      Sen Hong ki ben Nadal ne olicek bu halimiz dostum 😀 Umarım ikimizde hayallerimize en çabuk yoldan kavuşuruz ^^

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s