∞ Shelter / Aşk Dalgasının Ne Zaman Yükseleceği Belli Olmaz ∞


Bu filmi Ofori’nin şu yazısı sayesinde keşfettim. Haziran ayının İstanbul sıcağında Ofori’nin blogunda avare avare dolaşırken Purçi’nin arkamdan ”pişt şu yazıyı oku güzel filmdir” diye feryat etmesi ile kendimi yazıyı okurken buldum. Burdan Purçi’ye ve Ofori’ye teşekkürlerimi iletiyorum, beni bu filmden haberdar ettikleri için. Pek resmi bir teşekkür oldu ama idare edin kızlar 😀

Elimizde 2 adet yakışıklı var: Shaun ve Zach.

Shaun Los Angeles’da yazar olarak takılan Brad Pitt den hallice bir arkadaş. Sevgilisinden ayrılmış, boynu bükük bir vaziyette kafa dağıtmak için baba ocağına geliyor. Maviş gözleriyle çipil çipil etrafa bakışıyla hemen ısını veriyorsunuz zaten. Okyanus manzaralı saray yavrusunda kafa dağıtırım hacı diye geldiği memleketinde gardaşının kankası ile takılmaya başlayınca kafa dağıtmaktan başka her işi yapıyor diyebiliriz 😀

Zach ise filmdeki en dertli karakter. Annesinin ölümü ve çok istediği sanat okulundan ret cevabını alınca umudunu kaybetmiş, cazgır ve yelloz ablasının sorumsuzluklarının üstünü kapatmaktan bunalmış, hem çalışıp hem pamuk şekeri yeğeni ile ilgilenmeye çalışan sanatkar arkadaşımız olmakta. Ha bir de elimizde bir adet çıtır kız arkadaş var. Tori. Zach’in yıllardır bir ayrılıp bir barıştığı, çocukluğundan beri beraber olduğu hem dostum hem sevgilim ikisi bir arada modunda takıldığı. Bu kadar derdin arasında bir de Tori ile de işler yolunda gitmeyince iyice bunalan Zach, Shaun’un gelişi ile birazda olsa sıkıntılarından uzaklaşıyor. Zamanla bir insanın hayatında birinin nasıl sığınak olduğuna tanık oluyoruz.

Ablasının hayatında sürekli destek yerine köstek olması yüzünden hayattaki amacını unutan, unutmaya çalışan Zach, Shaun sayesinde acaba bir kez daha denesem mi diye düşünürken buluyor kendini. Bu karasızlığının yanına bonus olarak Shaun ile yaşadıkları eklenince kararsızlık ağının içine hapsoluyor.

Ofori’nın de dediği gibi öyle ahım şahım bir konusu yok ama fazlasıyla sarıyor. Efsane replikler, ya da sahneler yok ama belkide o normallik yüzünden bu kadar beğeniyoruz bu filmi. Çünkü Shaun ya da Zach günlük hayatta karşılaşabiliceğimiz, yakınlık duyabileceğimiz  karakterler. Fazla yormayan, sakinliği ile rahatlatan bir yapım olduğu için birden fazla bile izlenebilir. Shaun, Zach ve şeker yeğeni çok sevdim. Bakalım sizde sevecek misiniz?

Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s