Üç Süper Dizi Birden

Uzun bir aradan sonra merhaba millet!! Son bir kaç yazımdan da anlaşılacağı gibi anlatmak istediğimi azcık çıtlatıp kaçmanın derdindeydim ama artık bu savsaklamalarıma dur diyor ve adam gibi bir yazı yazma gayesi ile dolup taşıyorum. Hayden bakalım çalışsın parmaklar^^

Holivud camiasından takip ettiğim hepi topu iki dizininde yeni sezonlarında pek sarmaması dolayısı ile uzun zamandır boşladığım çekiklerin dünyasına esaslı bir geri dönüş yaşadım. Bu geri dönüşümün diğer sebebi de  vizeleri çalışmamak için yarattığım bahane değil emin olabilirsiniz yani 😀 Vizeler olmasaydıda ben bunları izlicektim ki 😛 Gelelim birbirinden güzel, şeker, şukela, göze ve kulağa hitap eden dizileri anlatmaya.

.

Reply 1997: İlk şukelamız reply 1997. 90larla ilgili bir dizi olur da ben izlemeden durur muyum? Hayır. Geçmiş zamanı ara ara yad eden, nerede o eski bayramlar diye hayıflanan gruba yavaş yavaş katılmaya başladığım şu yaşlarda nostaljik yapıya sahip bu dizi insanın ağzına bir parmak bal çalma görevini layıkıyla yerine getiriyor. Kendinizi 16 bölümün nasıl geçtiğini anlamadan neden bitti diye kafanızı duvarlara vururken bulmanız muhtemel. Şahsen ben 3-4 gün neden bitti off pufff 16 bölüm çok azdı yağğ diye ağlaştım durdum. Konusu için  Sermin’in şu yazısına ve Ego’nun klavyesinden çıkma eğlenceli bir yazı  için şu yazıya tıklamanızı öneririm^^

Konusu bir yana dizinin eşsiz, bağrımıza bastığımız karakterlerine değinmeden olmaz.

image

İşte fan girllerin hası, Tony’nin biricik karısı Shi Won. Duygularını asla saklamayan, ne düşünürse yapan içi dışı bir liseli ergenimiz 😀 H.O.T için kanını döken, gerekirse kapılarda yatan eşsiz bir fan o. Gerçi ailesini tanıdıkça bu kızında normal bir fan olmasını beklemek saflık olur. Öyle ana babadan böyle bir şey ortaya çıkması oldukça normal 😀 Ergenliğini doya doya yaşayan şanslı azınlıktan da biri bana göre. Asla onun gibi ne fan oldum ne de atarlanabildim. Sıkıyorsa anneme atarlan. Ergenliğimi yaşatmadın anne! 😀 Uzun zaman sonra bir Kore dizisinde esas kızı bağrıma bastım. Mıymıntı olmayan birini izlemekte ne hoş şeymiş unutmuşuz valla.

Shi Won’un zavallı kurbanı Yoon Jae. Bu zavallıcık Shi Won’dan ve en büyük rakibi Tony’den çektiği kadar kimseden çekmedi. Abisinin yaptığı yamuk sonrası kıyamam nidaları eşliğinde sarıp sarmalama isteği uyandıran zavallı eleman.

Yoon Jae’nin hain abisi. Kore’nin Mark Zuckerberg’i. Ailesi ölünce kardeşi herşeyi idi taaaki öğrencisine yan gözle bakana kadar 😀 Öğrencine yan gözle bakmak etik mi hııı hııı!. Bu eleman Shi Won’u seviyorum dedikçe bir Yoon Jae taraftarı olarak cinlerim tepeme çıktı. Yoon Jae’nin bütün planlarını alt üst eden, d-dayini mahfeden, dudaklarını büze büze konuşması yüzünden ağzına terlikle vurulası karakter.

Bir Kore dizisinde adam gibi bir öpüşme gördü ya bu gözler, bu dizi sayesinde daha ne diyeyim. Darısı Japon oyuncuların başına 😀 Her şey de sidik yarıştıran Kore-Japonya iş öpüşmeye gelince neden yerlerinde sayıyorlar anlamıyorum. Kore yavaş yavaş bu işi kotarmaya başlamış gözüküyor haydi Japonya uyuma hemen Kore’yi geçmen lazım 😀

Gelelim Reply 1997 den sonra en çok sevdiğim ikinci diziye. Bu sefer Japon semalarından çıkma Rich Man Poor Woman’a vuruldum.

Konusu için Hikaruivy’nin şu yazısına tıklayınız piliz. Başlarda bende büyük çoğunluk gibi kendini beğenmiş zengin conconu ile hayata tırnaklarını ile tutunan züğürt kızın yaşadıklarını izliyeceğiz sanmıştım ama yanılmışım. Ortada  oğluma seni yar etmem sen fakirsin, eziksin al sana 5 milyon dölar diyen kaynana falanda yoktu. Soğuk züppe, zengin esas oğlan yerine zekası ve yaratıcılığı ile bir şeyler başararak paraya para demeyen çocuk ruhlu bir şahsiyet vardı. Bizi yanılttıkları için caponlara teşekkürü borç bilirim. Ayrıca diğer bir teşekkür de güler yüzlü bir Oguri Shun izlettikleri için. Hana Kimi’de ki kalas halini unutturmayı başardı. Oguri gülsün dünya gülsün o derece 😀

Biraz fazla Oguri fötösu olduğunun farkındayım ama diziyi izleyenler beni anlıyacaklardır 😀

Son dizimiz de bu iki diziden daha da önce yayınlanmış Shut Up Flower Boy Band.  Hayatlarındaki tek tutkunun ve umudun  müzik olduğu birbirinden hoş 6 gencin maceralarını anlatıldığı eğlenceli bir dizi. Gerçi zaman zaman her Kore dizisinde olduğu gibi dram olabiliğü ama alıştık artık, şaşırtmıyor da baymıyor da. Konu için tekrar Sermin’in mekanına yol alıyor ve şu yazıya tıklıyoruz 😀

Bu dizide ki esas kızı da sevmek isterdim ama bu kızdan nefret ettim. Gerizekalı gibi mıy mıy konuşması, rol yapamama çabaları nefretimi katladı da katladı. Defolup gitmesi için çok umut ettim ama lidere sülük gibi yapışmıştı.

Böyle cool olan adam o sünepe için şarkılar yazar mı? Erkek değil mi hepsi aynı bok. Salak, ağlak kız gördü mü ilham perisi oluyor peh. O sünepeye rağmen güzel bir dizi en azından adam gibi bir son ile bize veda ediyor.

Reklamlar

2 thoughts on “Üç Süper Dizi Birden

  1. bi tek flower boy band’i izlemedim ama diğerleri hakkındaki görüşlerine aynen katılıyorum. ayrıca şu cümlelerin altına imzamı atarım: “Ergenliğini doya doya yaşayan şanslı azınlıktan da biri bana göre. Asla onun gibi ne fan oldum ne de atarlanabildim. Sıkıyorsa anneme atarlan. Ergenliğimi yaşatmadın anne!” ben de ben de! anneme bir “be!” bile diyemezdim, yoksa gelsin anne terliği 😛 😛
    neyse, eline sağlık, sahalara daha sık dönmen dileğiyle 😉

    • saolasın Hikarucum^^ Bu arada flower boy band i sen seversin diye düşünüyorum müzik var, yakışıklı var daha ne olsun 😀 Gene senin annen terlik kuşanırmış benimki evi terk ederim diye tehdit ediyordu 😀

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s